İçeriğe geç
Tüm yayınlar

Rehberler

Primetax Guide: Küresel Asgari Vergi Döneminde Türkiye: QDMTT Uyum ve Grup İçi Paylaşım Modeli

Bu rehber, Türkiye’de uygulanan Yerel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisinin (Qualified Domestic Minimum Top-up Tax - QDMTT) temel işleyişini, 2026 itibarıyla geçerli mevzuat ve uygulama çerçevesinde pratik olarak ele alır. Kapsam eşiği, ülkesel efektif vergi oranı, tamamlayıcı vergi hesabı, reel ekonomik faaliyete dayalı kazanç indirimi, güvenli limanlar, beyan ve ödeme yükümlülükleri ile Türkiye’deki grup şirketleri arasındaki veri ve nakit akışı açıklanmaktadır. Rehber ayrıca, bir grup şirketinin verginin tamamını beyan edip ödemesi hâlinde kullanılabilecek grup içi paylaşım protokolünü inceler ve böyle bir protokolün kanuni bir zorunluluk değil, uygun durumlarda tercih edilebilecek bir iç yönetişim aracı olduğunu özellikle vurgular.

Giriş

Küresel Asgari Vergi Sistemi (Pillar Two), belirli büyüklüğün üzerindeki çok uluslu işletme gruplarının faaliyet gösterdikleri ülkelerde asgari %15 efektif vergi yüküne tabi olmasını amaçlayan ülke bazlı bir vergileme sistemidir. Türkiye, 7524 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen hükümler kapsamında yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisini 2024 ve izleyen hesap dönemleri için yürürlüğe koymuştur.

Türkiye bakımından en önemli katman Yerel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisidir. Bu mekanizma, Türkiye’de ortaya çıkan düşük vergileme farkının, şartların oluşması hâlinde yabancı bir ülkede gelirin dahil edilmesi esası veya yetersiz vergilendirilen ödemeler esası üzerinden alınması yerine öncelikle Türkiye’de vergilendirilmesini sağlar.

26 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan Yerel ve Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi Uygulama Genel Tebliği, kanuni çerçevenin uygulama esaslarını ayrıntılı şekilde açıklamıştır. Dolayısıyla önceki dönemde ikincil mevzuatın henüz yayımlanmadığı varsayımına dayanan hazırlık modelleri artık güncel değildir.

Kapsama Giren Gruplar

Yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, nihai ana işletmenin konsolide finansal tablolarındaki yıllık konsolide hasılatın, ilgili hesap döneminden önceki dört hesap döneminin en az ikisinde 750 milyon avro karşılığı Türk lirasına eşit veya bu tutarı aşması hâlinde gündeme gelir. Tamamen yerel gruplar bu sistemin kapsamına girmez.

Kapsam testi, Türkiye’deki tek bir şirketin cirosuna göre değil, çok uluslu işletme grubunun konsolide hasılatına göre yapılır. Yeni kurulan gruplar, birleşme ve bölünmeler, kısa hesap dönemleri ve grup yapısındaki değişiklikler için Tebliğde ayrıca özel kurallar bulunmaktadır.

Kamu kurum ve kuruluşları, uluslararası kuruluşlar, kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, emeklilik yatırım fonları ve nihai ana işletme niteliğindeki belirli yatırım fonları ve gayrimenkul yatırım araçları başta olmak üzere bazı işletmeler sistem dışında tutulmuştur. Uluslararası deniz taşımacılığı kazançları için de özel istisna bulunmaktadır.

Temel Kavramlar

GloBE hesaplaması, yerel kurumlar vergisi matrahının doğrudan yeniden kullanıldığı bir hesap değildir. Başlangıç noktası, nihai ana işletmenin konsolide finansal tablolarında kullanılan muhasebe standardına göre belirlenen finansal muhasebe net kazanç veya zararıdır. Bu tutar, Kanun ve Tebliğdeki düzeltmelerle işletme bazlı kazanç veya zarara dönüştürülür.

Bir ülkedeki bağlı işletmelerin düzeltilmiş kapsanan vergileri ile işletme bazlı kazançları birlikte değerlendirilerek ülkesel efektif vergi oranı (ETR) bulunur. Bununla birlikte yatırım işletmeleri, azınlık payına sahip olunan bazı yapılar, devletsiz işletmeler ve bazı diğer özel kategoriler için ayrı hesaplamalar söz konusu olabilir. Bu nedenle 'Türkiye’deki bütün şirketler her durumda tek havuzdur' yaklaşımı teknik olarak fazla geniştir.

Ülkesel ETR = Düzeltilmiş Kapsanan Vergiler / Net Ülkesel Bazlı Kazanç

Ülkesel ETR %15’in altında ise aradaki fark tamamlayıcı vergi oranını oluşturur. Tamamlayıcı vergi, doğrudan muhasebe kârı üzerinden değil, Kanunda tanımlanan tamamlayıcı vergi matrahı üzerinden hesaplanır.

Tamamlayıcı Vergi Oranı = %15 - Ülkesel ETR

Reel Ekonomik Faaliyete Dayalı Kazanç İndirimi

Tamamlayıcı vergi matrahının hesabında, grup tarafından aksi yönde yıllık seçim yapılmadığı sürece, çalışan ücretleri ile maddi duran varlıklara dayalı bir indirim mekanizması uygulanır. Bu indirim, Türkiye’de gerçek ekonomik faaliyet ve fiziki varlık bulunan yapılarda tamamlayıcı vergi matrahını azaltabilir.

Geçiş döneminde oranlar kalıcı %5 seviyesinden daha yüksektir. 2026 yılında başlayan hesap dönemleri için çalışanların brüt ücretlerinde %9,4; kapsama giren maddi duran varlıkların net defter değerinde ise %7,4 oranı esas alınır. Bu oranlar izleyen yıllarda kademeli olarak azalır.

Bu nedenle sadece yasal kurumlar vergisi oranına bakarak QDMTT riski ölçmek doğru değildir. Muhasebe kârı, kapsanan vergiler, ertelenmiş vergi, teşviklerin niteliği ve reel ekonomik faaliyete dayalı kazanç indirimi birlikte modellenmelidir.

Hangi Durumlar ETR'yi Gerçekten Düşürebilir?

Düşük kârlılık tek başına düşük ETR anlamına gelmez. ETR, verginin kazanca oranıdır; bu nedenle düşük marjlı bir distribütörün veya yüksek finansman gideri bulunan bir şirketin otomatik olarak QDMTT riski yarattığı söylenemez. Risk, düzeltilmiş kapsanan vergilerin GloBE kazancına göre yetersiz kaldığı ölçüde ortaya çıkar.

Uygulamada özellikle aşağıdaki alanlar dikkat gerektirir:

• kazanç istisnaları, vergi tatilleri ve indirimli kurumlar vergisi rejimleri;

• yatırım teşvikleri ve vergi kredilerinin GloBE kuralları kapsamındaki niteliği;

• nitelikli iade edilebilir veya devredilebilir vergi kredileri ile diğer vergi kredileri arasındaki fark;

• ertelenmiş vergi varlık ve yükümlülükleri ile bunların %15 sınırı ve geri alma kuralları;

• kalıcı farklar, vergiye tabi olmayan gelirler ve indirimi kabul edilmeyen giderlerin GloBE etkisi;

• geçmiş dönem düzeltmeleri, vergi incelemeleri ve ek cari dönem tamamlayıcı vergi hesaplamaları;

• grup içi işlemlerin muhasebe ve transfer fiyatlandırması etkileri.

Teknopark, Ar-Ge, serbest bölge veya yatırım teşviki gibi yerel avantajların tamamının GloBE sisteminde otomatik olarak 'nötrleştiğini' söylemek de doğru değildir. Sonuç, ilgili teşvikin muhasebe ve vergi niteliğine, kapsanan vergi hesabına ve uygulanabilecek güncel güvenli limanlara göre değişebilir.

2026'da Yeni Önem Kazanan Güvenli Limanlar

Pillar Two güvenli limanları, belirli şartların sağlandığı durumlarda tam kapsamlı hesaplama yükünü azaltabilir veya tamamlayıcı verginin sıfır kabul edilmesini sağlayabilir. Türk mevzuatında ülkesel ortalama hasılat ve kazanç eşiklerine dayanan de minimis kuralı ile diğer güvenli liman mekanizmaları yer almaktadır.

11 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan 11511 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, Türk mevzuatı bakımından nitelikli yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi güvenli limanı olarak kabul edilen yerleri ve nitelikli yerel vergi ile nitelikli gelirin dahil edilmesi esası uygulanan yerleri belirlemiştir. Karar, 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemlerine uygulanmaktadır.

OECD düzeyinde Ocak 2026'da kabul edilen Side-by-Side paketi de önemli değişiklikler getirmiştir. Paket, Basitleştirilmiş ETR Güvenli Limanı ve teşviklere ilişkin yeni bir güvenli liman dahil olmak üzere çeşitli kolaylıklar sağlamış ve geçici ülke bazlı raporlama güvenli limanını bir yıl uzatmıştır. Buna karşılık QDMTT'nin önceliği korunmuştur; bu yeni güvenli limanlar QDMTT'yi genel olarak ortadan kaldırmaz.

Yerel QDMTT'nin Mükellefi Kimdir?

Kanuna göre yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin mükellefi, kapsamdaki çok uluslu işletme grubuna bağlı Türkiye’de yerleşik bağlı işletmeler ve iş ortaklıklarıdır. Bu nedenle verginin mükellefi baştan itibaren yalnızca tek bir 'ödeme yapan şirket' değildir.

Bununla birlikte, Türkiye’de yerleşik aynı gruba bağlı mükelleflerden herhangi biri yerel QDMTT'nin tamamını kendi adına beyan edip ödeyebilir. Verginin tamamı bu şekilde beyan edilip ödendiğinde diğer mükelleflerin beyan ve ödeme sorumluluğu sona erer. Verginin tamamının ödenmemesi hâlinde ise aynı gruba bağlı Türkiye mükelleflerinin ödeme bakımından müşterek ve müteselsil sorumluluğu devam eder.

Bu düzenleme bir kolaylık ve merkezi ödeme seçeneğidir; kanunun verginin mutlaka tek bir grup şirketi tarafından ödenmesini zorunlu kıldığı şeklinde okunmamalıdır.

Beyan ve Ödeme Takvimi: 2026 Durumu

Yerel QDMTT bakımından genel kural, hesaplanan verginin hesap döneminin kapandığı ayı izleyen on ikinci ayın birinci gününden son gününe kadar beyan edilmesi ve ödenmesidir. Takvim yılı kullanan bir grup açısından 2025 hesap dönemine ilişkin yerel QDMTT'nin normal beyan ve ödeme dönemi 1-31 Aralık 2026'dır.

İlk uygulama yılı olan 2024 için yerel QDMTT beyan ve ödeme süresi idari düzenlemelerle 28 Ocak 2026'ya kadar uzatılmıştır. Bu dönem artık tamamlanmıştır.

Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinde genel beyan süresi hesap döneminin kapanışını izleyen on beşinci ayın sonudur. İlk uygulama dönemi için geçiş süresi on sekiz aydır. Türkiye'de 2024 yılına ilişkin ilk küresel beyan ve bilgi beyannamesi süresi 203 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile 31 Temmuz 2026'ya kadar uzatılmış ve bu ilk raporlama dönemi de tamamlanmıştır.

Takvim yılı kullanan ve 2025 dönemi için küresel beyan yükümlülüğü bulunan mükelleflerde, başka bir uzatma veya özel durum bulunmadığı sürece genel on beş aylık süre 31 Mart 2027'de sona erer.

Grup İçi QDMTT Paylaşım Anlaşması Zorunlu mudur?

Hayır. Türk vergi mevzuatı, QDMTT kapsamındaki grup şirketlerinin kendi aralarında mutlaka bir 'QDMTT paylaşım anlaşması' imzalamasını şart koşmamaktadır. Bu nedenle böyle bir anlaşmayı kanuni bir zorunluluk veya beyannamenin geçerlilik şartı olarak sunmak doğru değildir.

Bununla birlikte, grubun Türkiye’de tek bir şirket üzerinden toplu beyan ve ödeme seçeneğini kullanması veya vergi maliyetini grup içinde belirli bir ekonomik esasa göre dağıtmak istemesi hâlinde yazılı bir iç protokol yararlı olabilir. Bu protokol, özellikle nakit akışını, veri sorumluluğunu, düzeltmeleri ve grup içi alacak/borç ilişkisini önceden düzenleyerek yönetim ve denetim açısından öngörülebilirlik sağlar.

Dolayısıyla doğru yaklaşım, anlaşmayı 'zorunlu QDMTT belgesi' olarak değil, grubun tercih ettiği beyan ve ödeme modelini destekleyen bir yönetişim ve maliyet paylaşım aracı olarak konumlandırmaktır.

İç Paylaşım Formülü Nasıl Kurulmalı?

Kanundaki ülkesel hesaplama ile grup içindeki ekonomik maliyet paylaşımı birbirinden ayrılmalıdır. Ülke bazlı tamamlayıcı vergi tutarı GloBE kurallarına göre hesaplanır ve belirli hesaplamalarda işletme bazlı kazanç oranları üzerinden bağlı işletmelere tahsis mekanizmaları vardır. Ancak grup şirketlerinin kendi aralarındaki nihai finansman ve mahsuplaşma modeli ayrıca sözleşmesel bir konudur.

İç protokolde mümkün olduğu ölçüde, beyanname ve hesaplama dosyasında her bir Türkiye mükellefine atfedilen yerel QDMTT tutarının esas alınması en doğrudan başlangıç noktasıdır. Grup, ticari veya hukuki nedenlerle farklı bir paylaşım anahtarı kullanmak isterse bunun şirketler hukuku, transfer fiyatlandırması, finansal raporlama ve vergi sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle yalnızca 'her şirketin GloBE Geliri / Türkiye toplam GloBE Geliri' oranını tek mümkün veya zorunlu paylaşım formülü olarak göstermek doğru değildir. Bu oran belirli hesaplamalarda doğal bir referans olabilir; fakat şirketler arası mahsuplaşmanın hukuki ve ekonomik niteliği ayrıca belgelenmelidir.

KDV, Stopaj ve Muhasebe Açısından Grup İçi Yansıtma

Bir grup şirketinin diğer Türkiye mükellefleri adına ödediği QDMTT'nin daha sonra grup içinde yansıtılması bakımından işlemin hukuki niteliği önemlidir. Gerçek anlamda bir mal teslimi veya hizmet bulunmayan, yalnızca ortak vergi yükünün sözleşmede belirlenen kısmının karşılanmasına yönelik saf bir masraf/vergi paylaşımında KDV doğmaması yönünde güçlü bir teknik yaklaşım bulunabilir.

Bununla birlikte, güncel QDMTT Tebliği grup içi katkı ödemelerinin KDV ve stopaj niteliğini özel bir hükümle kesin olarak düzenlememektedir. Ödeme başka bir hizmet, finansman, garanti veya grup içi fonksiyona bağlıysa sonuç değişebilir. Bu nedenle 'her durumda KDV ve stopaj yoktur' şeklinde kategorik bir hüküm yerine, ödemenin yalnızca QDMTT maliyet paylaşımına ilişkin olduğunun açıkça belgelenmesi ve önemli tutarlarda işlem özelinde değerlendirme yapılması daha güvenlidir.

Muhasebe tarafında da tek bir kayıt şablonu her grup için uygun değildir. Vergiyi beyan eden şirketin kendi vergi yükümlülüğü ile diğer grup şirketleri adına finanse ettiği tutarların ayrıştırılması, alacak/borç kayıtlarının dayanağının protokol ve hesaplama dosyasıyla desteklenmesi ve finansal raporlama standardı bakımından sunumun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Veri Yönetişimi ve İç Kontrol

QDMTT hesaplaması; finansal muhasebe, vergi, ertelenmiş vergi, bordro, sabit kıymet, teşvik, transfer fiyatlandırması ve konsolidasyon verilerini aynı modelde buluşturur. Bu nedenle en büyük operasyonel risklerden biri, farklı Türkiye şirketlerinin aynı veri unsurunu farklı tanım veya dönemle üretmesidir.

Sağlam bir yerel yönetişim modelinde en az şu unsurlar bulunmalıdır:

• her Türkiye bağlı işletmesinde sorumlu veri sahibi ve onay mekanizması;

• grup muhasebe standardı ile yerel kayıtlar arasındaki mutabakat;

• GloBE düzeltmeleri için standart veri sözlüğü ve hesap kodu eşleştirmesi;

• ertelenmiş vergi, teşvik ve vergi kredileri için ayrı kontrol adımları;

• çalışan ücretleri ve maddi duran varlıklar için reel ekonomik faaliyete dayalı kazanç indirimi veri seti;

• vergi incelemesi veya sonradan yapılan muhasebe düzeltmelerinde yeniden hesaplama prosedürü;

• yerel QDMTT ile küresel bilgi beyannamesi arasında tutarlılık kontrolü;

• beyanname, hesaplama dosyası, yönetim onayları ve ödeme belgelerinin dönem bazında saklanması.

2026 İçin Pratik Uyum Takvimi

QDMTT'yi yalnızca Aralık ayında hazırlanacak bir beyanname olarak yönetmek doğru değildir. Takvim yılı kullanan ve 2025 dönemi için Aralık 2026'da yerel beyan verecek bir grup, yılın üçüncü çeyreği itibarıyla veri ve hesaplama sürecini büyük ölçüde tamamlamış olmalıdır.

• Ağustos-Eylül 2026: Türkiye kapsamının, bağlı işletme listesinin ve veri sahiplerinin teyidi; 2025 kapanış verilerinin GloBE veri setine mutabakatı.

• Eylül-Ekim 2026: işletme bazlı kazanç, kapsanan vergi, ertelenmiş vergi ve teşvik düzeltmelerinin gözden geçirilmesi; güvenli limanların test edilmesi.

• Ekim-Kasım 2026: ülkesel ETR ve yerel QDMTT hesaplamasının sonlandırılması; varsa tek şirket üzerinden beyan/ödeme seçeneğinin ve iç paylaşım protokolünün onaylanması.

• Aralık 2026: yerel QDMTT beyannamesinin verilmesi ve ödemenin tamamlanması.

• Ocak-Mart 2027: 2025 dönemine ilişkin küresel asgari vergi beyanı ve bilgi beyannamesi yükümlülüklerinin tamamlanması; bilgi değişimi imkânlarının ayrıca kontrol edilmesi.

Açıklamalı Model Grup İçi QDMTT Paylaşım Protokolü

Aşağıdaki model, kanunen zorunlu bir sözleşme değildir. Türkiye’deki grup yapısı, beyan modeli, şirketler hukuku yetkileri ve muhasebe politikaları dikkate alınarak uyarlanması gereken örnek bir iç düzenleme çerçevesidir.

1. Amaç ve Kapsam

Örnek hüküm: Bu Protokol, aynı çok uluslu işletme grubuna bağlı Türkiye’de yerleşik mükelleflerin Yerel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisine ilişkin veri paylaşımı, beyan ve ödeme koordinasyonu ile grup içi maliyet paylaşım esaslarını düzenler.

Açıklama: Amaç maddesi, protokolün vergi yükümlülüğünü yaratmadığını; mevcut kanuni yükümlülüğün grup içinde nasıl yönetileceğini düzenlediğini açıkça ortaya koymalıdır.

2. Kanuni Mükellefiyetin Korunması

Örnek hüküm: Taraflar, yerel QDMTT bakımından her bir Türkiye’de yerleşik bağlı işletme ve iş ortaklığının mevzuat uyarınca mükellef olduğunu; bu Protokolün kanuni mükellefiyet ve kamu hukukundan doğan sorumlulukları değiştirmediğini kabul eder.

Açıklama: Bu hüküm özellikle önemlidir. İç sözleşmeyle Vergi İdaresine karşı kanuni mükellefiyet veya müşterek ve müteselsil sorumluluk bertaraf edilemez.

3. Beyan ve Ödemeyi Gerçekleştirecek Şirket

Örnek hüküm: Taraflar, mevzuatın izin verdiği ölçüde, hesaplanan yerel QDMTT'nin tamamının [Şirket Adı] tarafından kendi adına beyan edilip ödenmesini kararlaştırabilir. Bu seçimin kullanılmaması hâlinde her mükellef kendi kanuni yükümlülüğünü yerine getirir.

Açıklama: Tek ödeme yapan şirket kullanılması zorunlu değildir. Bu madde ancak grup merkezi beyan/ödeme kolaylığından yararlanmak istiyorsa aktive edilmelidir.

4. Hesaplama Esası

Örnek hüküm: Yerel QDMTT, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, ilgili Uygulama Genel Tebliği ve yürürlükteki Cumhurbaşkanı kararları esas alınarak hesaplanır. İç maliyet paylaşımında öncelikle beyanname ve hesaplama dosyasında ilgili mükellefe atfedilen tutarlar dikkate alınır.

Açıklama: Protokol, GloBE hesaplama metodolojisini yeniden icat etmemelidir. Kanuni hesaplama ile şirketler arası maliyet paylaşımı iki ayrı katman olarak tutulmalıdır.

5. İç Maliyet Paylaşımı

Örnek hüküm: Taraflar arasında yapılacak mahsuplaşma, ilgili dönemde her bir taraf için hesaplanan veya taraflara atfedilen yerel QDMTT tutarları esas alınarak yapılır. Farklı bir paylaşım anahtarı kullanılacaksa, bu anahtarın gerekçesi ve hesaplaması dönem dosyasında ayrıca belgelenir.

Açıklama: Tek bir GloBE gelir oranının bütün gruplar için zorunlu formül olarak yazılması yerine, gerçek vergi tahsisiyle uyumlu ve belgelenebilir bir yöntem tercih edilmelidir.

6. Veri Sorumluluğu

Örnek hüküm: Her taraf, kendi muhasebe, vergi, bordro, sabit kıymet, teşvik ve diğer GloBE verilerinin doğru ve zamanında sağlanmasından sorumludur. Konsolidasyonu yapan şirket, diğer tarafların sağladığı veriyi makul kontrollerden geçirir.

Açıklama: Veriyi derleyen şirketin hiçbir sorumluluk taşımadığı yönündeki mutlak hükümler uygun değildir. Roller, veri üretme sorumluluğu ile konsolidasyon ve kontrol sorumluluğunu ayrı ayrı tanımlamalıdır.

7. Ödeme Zamanı ve Nakit Yönetimi

Örnek hüküm: Merkezi ödeme modelinde, tarafların kendi paylarına düşen tutarları, beyan ve ödeme tarihinden önce merkezi ödeme yapan şirkete aktarabilmesini sağlayacak yazılı bir ödeme takvimi oluşturulur. Acil düzeltmeler veya geç veri akışı için ayrıca kısa bir düzeltme süresi öngörülebilir.

Açıklama: Sadece 'makul süre' ifadesi önemli tutarlı vergi ödemelerinde fazla belirsiz kalabilir. Bildirim tarihi, olağan ödeme süresi ve istisnai düzeltme süresi birlikte belirlenmelidir.

8. KDV, Stopaj ve Muhasebe Niteliği

Örnek hüküm: Taraflar, grup içi ödemenin yalnızca yerel QDMTT maliyet paylaşımına ilişkin olduğunu ve başka bir mal, hizmet, finansman veya hak bedeli içermediğini belgelendirir. İlgili ödemenin KDV, stopaj ve muhasebe sonuçları yürürlükteki mevzuata göre ayrıca değerlendirilir.

Açıklama: KDV ve stopajın hiçbir koşulda doğmayacağını peşinen garanti eden bir hüküm yerine, işlemin gerçek niteliğini koruyan ve mevzuat değişikliklerine uyum sağlayan bir ifade tercih edilmelidir.

9. Düzeltmeler ve Vergi İncelemeleri

Örnek hüküm: Bir vergi incelemesi, muhasebe düzeltmesi, GloBE veri değişikliği veya idari düzenleme sonucunda yerel QDMTT tutarı değişirse, ilgili dönem hesaplaması yeniden yapılır ve taraflar arasındaki mahsuplaşma güncel tutarlara göre düzeltilir.

Açıklama: Düzeltmenin otomatik olarak ilk yıl kullanılan oranlara göre yapılması her zaman doğru olmayabilir. Yeni hesaplamanın güncel kanuni veriler ve tahsis esaslarıyla yapılması daha güvenlidir.

10. Dokümantasyon ve Saklama

Örnek hüküm: Taraflar, her hesap dönemi için kapsam analizi, GloBE hesaplaması, güvenli liman testleri, veri mutabakatları, beyanname, ödeme belgeleri, iç paylaşım hesaplaması ve yönetim onaylarını içeren ortak bir QDMTT dosyası oluşturur.

Açıklama: Bu dosya hem yerel vergi incelemesi hem de grubun küresel Pillar Two raporlaması açısından temel kontrol dokümanıdır.

11. Yıllık Gözden Geçirme

Örnek hüküm: Protokol, her hesap döneminde Türkiye ve OECD düzenlemelerindeki değişiklikler dikkate alınarak gözden geçirilir; gerekli değişiklikler tarafların yetkili organlarınca onaylanır.

Açıklama: 2026'da hem OECD hem Türk mevzuatında önemli gelişmeler yaşanmıştır. Bu nedenle protokol yaşayan bir doküman olarak tasarlanmalıdır.

Pratik Değerlendirme

• Kapsam testini Türkiye şirketlerinin cirosuna göre değil, nihai ana işletmenin konsolide hasılatına göre yapın.

• 750 milyon avro testinde önceki dört hesap döneminin en az ikisini ve grup değişikliklerine ilişkin özel kuralları kontrol edin.

• Yerel vergi matrahı ile GloBE kazancını birbirine eşitlemeyin; muhasebe bazlı düzeltme setini ayrı yönetin.

• Düşük kârlılığın tek başına düşük ETR yaratmadığını; asıl riskin kapsanan vergi ile GloBE kazancı arasındaki ilişkiden doğduğunu dikkate alın.

• 2026 REF indirimi için çalışan ücretlerinde %9,4 ve maddi duran varlıklarda %7,4 oranlarını veri modeline dahil edin.

• Güvenli limanları tam hesaplamadan önce test edin; 11511 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının ülke listelerini işlem dönemi itibarıyla kontrol edin.

• Türkiye’deki her bağlı işletmenin kanuni mükellefiyetini ayrı değerlendirin; tek şirket üzerinden beyan ve ödeme seçeneğini zorunluluk gibi uygulamayın.

• Grup içi paylaşım protokolü kullanılacaksa kanuni vergi hesabı ile ticari mahsuplaşma mekanizmasını ayrı maddelerde düzenleyin.

• KDV ve stopaj konusunda otomatik sıfır sonuç varsaymayın; ödemenin gerçek mahiyetini ve bağlantılı hizmet/finansman unsurlarını inceleyin.

• 2025 yerel QDMTT için takvim yılı mükelleflerinde 1-31 Aralık 2026 beyan ve ödeme dönemini proje takvimine şimdiden yerleştirin.

Sonuç

Türkiye’nin QDMTT rejimi 2026 itibarıyla artık yalnızca kanun düzeyinde bir çerçeve değildir. 26 Aralık 2025 tarihli Uygulama Genel Tebliği ile hesaplama ve uygulama esasları ayrıntılı hâle gelmiş; 2026 yılında ilk yerel ve küresel beyan dönemleri tamamlanmış ve 11511 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla güvenli liman ve nitelikli uygulama ülkelerine ilişkin önemli bir eksik de giderilmiştir.

Bu aşamada şirketler açısından temel konu yeni bir 'QDMTT paylaşım anlaşması' imzalamaktan önce, Türkiye kapsamını doğru belirlemek, GloBE veri modelini kurmak, güvenli limanları test etmek ve kanuni beyan/ödeme sorumluluklarını netleştirmektir. Grup içi protokol ise özellikle merkezi ödeme modeli tercih edildiğinde bu altyapıyı destekleyen faydalı bir yönetişim aracı olabilir.

En savunulabilir model, kanuni hesaplamayı, veri sorumluluğunu ve grup içi nakit paylaşımını birbirine karıştırmadan ayrı katmanlarda yönetmek; her dönemde Türk mevzuatındaki ve OECD Pillar Two çerçevesindeki değişiklikleri sisteme yansıtmaktır.

Bu yazı, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup herhangi bir şekilde danışmanlık hizmeti kapsamında değerlendirilmemelidir.