İçeriğe geç
Tüm yayınlar

Mevzuat Değişiklikleri

Tax Alert 2026-24: 7582 Sayılı Kanun Resmî Gazete’de Yayımlandı

7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 21 Mayıs 2026’da TBMM’de kabul edilerek 4 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Kanun, kamu alacaklarında tecil süresinin 72 aya çıkarılması, yurt dışından yeni yerleşenlere 20 yıllık gelir vergisi istisnası, Nitelikli Hizmet Merkezi rejimi, transit ticaret ve nitelikli hizmet kazançlarında %95–100 kurumlar vergisi indirimi, üretim kazançlarına %12,5 indirimli oran, yeni varlık barışı ve İstanbul Finans Merkezi teşviklerinin 2047’ye uzatılması dahil geniş bir teşvik paketini bir arada getirmektedir.

ÖZET

Düzenlemelerin büyük kısmı yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yurt dışı kazanç istisnası 1 Ocak 2026’dan itibaren elde edilen kazançlara; transit ticaret ve nitelikli hizmet merkezi kurumlar vergisi indirimleri 1 Temmuz 2026 sonrası beyannamelerden; üretim kazançlarına %12,5 indirimli oran ise 2027 ve izleyen dönemlerde uygulanacaktır.

ÖNE ÇIKAN DÜZENLEMELER

7582 sayılı Kanun’un Resmi Gazete’de yayımlanması beklenen düzenlemelerini, 21 Mayıs 2026 tarihli ve 2026/16 sayılı Tax Alert’imizde özetlemiştik. Kanun, 21 Mayıs 2026 tarihinde TBMM’de kabul edilmiş ve 4 Haziran 2026 tarihli 33270 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yasalaşmıştır.

Kanun: Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, İstanbul Finans Merkezi Kanunu ve Ar-Ge mevzuatı başta olmak üzere çok sayıda kanunda değişiklik yapmaktadır. Öne çıkan başlıklar aşağıda özetlenmiştir.

1. Kamu Alacaklarında Azami Tecil Süresi 72 Aya Çıkarıldı

6183 sayılı Kanun’un 48. maddesinde yapılan değişiklikle, amme alacaklarında azami tecil süresi 36 aydan 72 aya yükseltilmiş; teminat aranmaksızın tecil edilebilecek borç sınırı ise 50.000 TL’den 1.000.000 TL’ye çıkarılmıştır. Düzenleme yayım tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir.

2. Türkiye’ye Yeni Yerleşen Gerçek Kişilere 20 Yıllık Gelir Vergisi İstisnası Getirildi

Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen Mükerrer 20/D maddesiyle, Türkiye’de yerleşik sayılmadan önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgahı ve vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin yurt dışında elde ettikleri kazanç ve iratlar, yerleşmeyi izleyen 20 yıl boyunca gelir vergisinden müstesna tutulmaktadır. Kişinin bu kapsama girmeden önce Türkiye’de yalnızca gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması istisnadan yararlanmaya engel değildir.

İstisna kapsamındaki kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmez; bu kazançlara ilişkin gider ve maliyetler vergiye tabi kazancın tespitinde dikkate alınmaz ve bu kazançlar nedeniyle yurt dışında ödenen vergiler Türkiye’de mahsup edilemez. Düzenleme, 1 Ocak 2026’dan itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere yürürlüğe girmiştir.

Ayrıca Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun 16. maddesinde yapılan değişiklikle, bu istisnadan yararlananlardan istisna süresi içinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikalinde veraset ve intikal vergisi oranı %1 olarak uygulanacaktır.

3. Nitelikli Hizmet Merkezi Rejimi Yürürlüğe Girdi

4875 sayılı Kanun’a eklenen Ek 1. madde ile “nitelikli hizmet merkezi” tanımı yapılmıştır. En az üç farklı ülkede faaliyet gösteren ilişkili şirketlere finansal danışmanlık, stratejik yönetim, risk yönetimi, dijital dönüşüm, hukuk danışmanlığı, Ar-Ge ve benzeri hizmetleri sunan ve yıllık hasılatının en az %80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden elde eden şirketler bu rejimden yararlanabilecektir.

Bu kapsamda nitelikli hizmet personeline ödenen ücretlerin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna edilmiştir; İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren merkezlerde bu sınır beş kat olarak uygulanmaktadır. Hizmetleri doğrudan ifa etmeyen destek personeli istisnanın kapsamı dışındadır. Merkez kazançlarına ilişkin kurumlar vergisi indirimi ise aşağıda 5. başlıkta ele alınmaktadır.

4. Transit Ticaret Kazançlarında Kurumlar Vergisi İndirimi %95’e (İFM’de %100’e) Çıkarıldı

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/1-i maddesi kapsamında, yurt dışından alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya bu işlemlere aracılık edilmesinden elde edilen kazançların %95’i kurumlar vergisi matrahından indirilebilecektir. İstanbul Finans Merkezi ile uygun endüstri bölgelerinde bu oran %100 olarak uygulanacaktır.

İndirimden yararlanılabilmesi için kazancın yıllık beyanname verme süresine kadar Türkiye’ye transfer edilmesi ve malların alıcısı ile satıcısının Türkiye’de bulunmaması gerekmektedir. Düzenleme, 1 Temmuz 2026’dan sonra verilecek beyannamelerden başlamak üzere, 1 Ocak 2026’dan itibaren başlayan hesap dönemine uygulanacaktır.

5. Nitelikli Hizmet Merkezi Kazançlarına %95–100 Kurumlar Vergisi İndirimi

Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen 10/1-j maddesiyle, nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyet gösteren kurumların münhasıran bu faaliyetten yurt dışından elde ettikleri kazancın %95’i (İstanbul Finans Merkezi ile uygun endüstri bölgelerinde %100’ü) kurumlar vergisi matrahından indirilebilecektir. İndirim, merkezin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren 20 hesap dönemi boyunca uygulanacaktır.

6. Üretim ve Zirai Üretim Kazançlarına %12,5 İndirimli Kurumlar Vergisi Oranı Getirildi

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32. maddesine eklenen sekizinci fıkra ile sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile zirai üretim faaliyetinden elde edilen kazançlara kurumlar vergisi oranı %12,5 olarak uygulanacaktır.

İndirimli orandan yararlanılan kazançlar için ihracat kazancı indiriminden ayrıca yararlanılamayacaktır. Düzenleme, 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yürürlüğe girecektir.

7. Yeni Varlık Barışı: Taahhüt Süresine Göre %5’ten %0’a İnen Oran

Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen Geçici 19. madde ile, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıkların 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesine imkan tanınmıştır. Yurt dışı varlıkların, bildirimden itibaren 2 ay içinde Türkiye’deki banka veya aracı kurum hesaplarına transfer edilmesi gerekmektedir. Cumhurbaşkanı, bu süreyi 1 yıla kadar uzatmaya yetkilidir.

Bildirilen varlıklar üzerinden kural olarak %5 oranında vergi alınmaktadır. Ancak varlıkların vadeli hesaplarda, devlet iç borçlanma senetlerinde, kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında tutulacağının taahhüt edilmesi halinde oran: en az bir yıl için %4, iki yıl için %3, üç yıl için %2, dört yıl için %1 ve beş yıl için %0 olarak uygulanacaktır. 1 Ocak 2027–31 Temmuz 2027 arasında yapılan bildirimlerde bu oranlara yarım puan eklenmekte; verilecek taahhütnamelerden ise damga vergisi alınmamaktadır.

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bildirilen kıymetler için pasifte özel fon hesabı açar; bu hesap, bildirim tarihinden itibaren 2 yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez; tasfiye halinde ise vergilendirilmez. Şartların sağlanması kaydıyla, bildirilen varlıklara isabet eden tutarlar için hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.

8. Teknogirişim ve Dijital Şirketlere Yönelik Düzenlemeler Yapıldı

Gelir Vergisi Kanunu’nun 17. maddesinde yapılan değişiklikle, teknogirişim şirketlerince çalışanlara verilen pay senetlerinde gelir vergisi istisnasında dikkate alınacak tutar, hizmet erbabının ilgili yıldaki brüt ücretinin iki katı olarak belirlenmiş; istisnadan tam olarak yararlanmak için aranan pay senedi elde tutma süreleri de kısaltılmıştır.

5746 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerle ise, teknogirişim rozetli ve halka açık olmayan şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayalı şarta bağlı sermaye artırımlarında Türk Ticaret Kanunu’nun şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin prosedürleri uygulanmayacak; kuluçka girişimcilerince kurulan dijital şirketler ise kuruluşundan itibaren üç yıl süreyle Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ücret ve aidat ödemelerinden muaf tutulacaktır.

9. İstanbul Finans Merkezi Teşviklerinin Süresi 2047’ye Uzatıldı

7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nda yapılan değişikliklerle katılımcı tanımı güncellenmiş ve teşviklerin uygulama süresi 2031’den 2047’ye, ilgili beş yıllık süreler ise 20 yıla uzatılmıştır. Ayrıca nitelikli hizmet merkezi personeline bu merkezler için öngörülen ücret istisnası ile İstanbul Finans Merkezi istisnasının birlikte uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.

10. Yürürlük: Dört Kritik Tarih Öne Çıkıyor

Kanun’un büyük bölümü 4 Haziran 2026 itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Yurt dışı kazanç istisnası, 1 Ocak 2026’dan itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde; transit ticaret ve nitelikli hizmet merkezi kurumlar vergisi indirimleri ise 1 Temmuz 2026’dan sonra verilecek beyannamelerden başlamak üzere ve 1 Ocak 2026’dan başlayan hesap dönemine ait kazançlara uygulanmak üzere yürürlüğe girmiştir. Üretim kazançlarına ilişkin %12,5 indirimli oran ise 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde uygulanacaktır. Varlık barışında son bildirim tarihi 31 Temmuz 2027’dir.

DEĞERLENDİRME

7582 sayılı Kanun, tek bir konuyu değil; Türkiye’ye yerleşmeyi değerlendiren gerçek kişilerden bölgesel hizmet merkezi kurmak isteyen gruplara, üretim ve transit ticaret yürüten şirketlerden teknoloji girişimlerine kadar geniş bir kesimi ilgilendiren bir teşvik paketini bir araya getirmektedir.

Üretim kazançlarına getirilen %12,5’lik indirimli kurumlar vergisi oranı, sanayi sicil belgeli üretici kurumlar bakımından Kanun’un en somut avantajlarından biridir. Ancak oranın yalnızca münhasıran üretim faaliyetinden elde edilen kazanca uygulanması, bu kurumların üretim kazancını diğer kazançlardan ayıran muhasebe altyapısını 2027 dönemi öncesinde kurmasını gerektirmektedir.

Yurt dışı kazançlara getirilen 20 yıllık istisna ile Nitelikli Hizmet Merkezi rejimi, nitelikli insan kaynağının ve bölgesel fonksiyonların Türkiye’ye taşınması bakımından dikkate değer bir fırsat sunmaktadır. Her iki rejim de sıkı nitelik, hasılat ve süre şartlarına bağlandığından, yapı kurulmadan önce dikkatli bir planlama gerektirmektedir.

Yeni varlık barışında %5’lik genel orandan %0’a inen kademe, yalnızca bildirilen varlıkların belirli bir süreyle taahhüt edilmesine bağlı olduğundan, bildirimden önce taahhüt süresi ile likidite ihtiyacının birlikte değerlendirilmesi yerinde olacaktır. Düzenlemelere ilişkin uygulama tebliğleri henüz yayımlanmadığından, ayrıntılı usul ve esasların ikincil mevzuatla netleşeceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Bu nedenle çok uluslu grupların, bölgesel hizmet ve yönetim merkezi yapılarının, üretim ve transit ticaret faaliyeti yürüten şirketlerin, teknoloji girişimlerinin, İstanbul Finans Merkezi katılımcılarının ve Türkiye’ye yerleşmeyi değerlendiren uluslararası yatırımcıların mevcut yapılarını yeni düzenlemeler ışığında gözden geçirmeleri faydalı olacaktır.

Bu yazı, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup herhangi bir şekilde danışmanlık hizmeti kapsamında değerlendirilmemelidir.