Primetax Guide: Anonim Şirketlerin Kendi Paylarını İktisap Etmesi
Bu rehber, anonim şirketlerin kendi paylarını iktisap etmesine ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümlerini ve işlemin temel vergi sonuçlarını pratik bir çerçevede ele alır. Genel kurul yetkilendirmesi, %10 sınırı, net aktif ve tamamen ödenmiş pay şartları, yakın ve ciddi kaybın önlenmesine ilişkin istisna, kanuni istisnalar, geri alınan payların elden çıkarılması ve bu paylara bağlı hakların kullanılması açıklanmaktadır. Rehber ayrıca, TTK m.520 uyarınca ayrılması gereken yedek akçeyi, finansal raporlama esaslarını, payını şirkete satan ortağın vergilendirilmesini, şirket bünyesinde doğabilecek özel stopajı ve halka açık şirketler bakımından 2026 yılında geçerli Sermaye Piyasası Kurulu uygulamasını da kapsar.
Giriş
Bir anonim şirketin kendi paylarını iktisap etmesi, yalnızca borsada işlem gören şirketlere özgü bir hisse geri alım işlemi değildir. Halka açık olmayan anonim şirketler de Türk Ticaret Kanununda öngörülen sınırlar ve şartlar çerçevesinde kendi paylarını bir pay sahibinden satın alabilir.
İşlem; ortaklık yapısının yeniden düzenlenmesi, belirli bir ortağın şirketten çıkışı, çalışan pay planlarının yönetimi, sermaye yapısının optimize edilmesi veya halka açık şirketlerde piyasa fiyatının desteklenmesi gibi farklı ticari gerekçelerle gündeme gelebilir. Bununla birlikte şirket kaynaklarının pay sahiplerine aktarılması sonucunu doğurabildiği için alacaklıların ve diğer pay sahiplerinin korunmasına yönelik önemli sınırlamalara tabidir.
Genel Kural ve %10 Sınırı
TTK m.379 uyarınca anonim şirket, kendi paylarını esas veya çıkarılmış sermayesinin %10'unu aşan veya yapılan iktisap sonucunda bu sınırın aşılmasına yol açan miktarda bedel karşılığında iktisap edemez. Sınır, payların piyasa veya satın alma değerine değil, itibari değerlerinin toplamına göre hesaplanır.
Şirket hesabına hareket eden bir üçüncü kişinin kendi adına yaptığı iktisaplar da bu sınırlamanın kapsamındadır. Aynı şekilde, ana şirket paylarının yavru şirket tarafından iktisabı da Kanunda öngörülen şartlara tabidir.
Genel Kurulun Yönetim Kurulunu Yetkilendirmesi
Kural olarak kendi paylarını iktisap edecek şirketin genel kurulu, yönetim kurulunu önceden yetkilendirmelidir. Yetki en fazla beş yıl için verilebilir.
Yetkilendirme kararında en az aşağıdaki unsurların belirlenmesi gerekir:
• iktisap veya rehin olarak kabul edilebilecek payların toplam itibari değeri veya sayısı;
• paylar için ödenebilecek bedelin alt ve üst sınırı; ve
• yetkinin geçerli olacağı süre.
Yönetim kurulu, genel kurula sunduğu yetkilendirme önerisinde kanuni şartların gerçekleştiğini belirtmelidir. Yetki belirli bir amaçla sınırlandırılabileceği gibi, uygun görülen durumlarda daha genel nitelikte de oluşturulabilir.
Net Aktif ve Tamamen Ödenmiş Pay Şartı
Kendi paylarının iktisabında %10 sınırı tek başına yeterli değildir. İktisap bedeli ödendikten sonra kalan şirket net aktifi, en az esas veya çıkarılmış sermaye ile kanun ve esas sözleşme uyarınca dağıtılmasına izin verilmeyen yedek akçelerin toplamı kadar olmalıdır.
Bu test, geri alımın şirketin korunması gereken sermaye ve bağlı yedeklerini aşındırmamasını amaçlar. Ayrıca TTK m.379 kapsamında yalnızca bedelleri tamamen ödenmiş paylar iktisap edilebilir.
Finansal Yardım Yasağı
TTK m.380, şirketin kendi paylarının bir üçüncü kişi tarafından iktisap edilmesini finanse etmek amacıyla avans, ödünç veya teminat vermesini kural olarak yasaklar. Bu tür işlemler batıldır. Düzenleme, şirketin doğrudan yapamayacağı bir pay iktisabının dolaylı finansman yoluyla gerçekleştirilmesini önlemeyi amaçlar.
Kredi ve finans kurumlarının olağan faaliyetleri ile şirketin veya bağlı şirketlerinin çalışanlarına pay iktisabı amacıyla sağlanan belirli finansal destekler için istisna bulunmaktadır. Ancak bu istisnalar dahi şirketin kanunen korunması gereken yedeklerini zedeliyor veya TTK m.520 kapsamında gerekli yedek akçenin ayrılmasını engelliyorsa uygulanamaz.
Özellikle kaldıraçlı satın alma yapılarında hedef şirket kaynaklarının satın alma bedelinin finansmanında kullanılmasına ilişkin işlemler bu hüküm bakımından ayrıca incelenmelidir.
Yakın ve Ciddi Bir Kaybın Önlenmesi
TTK m.381, yakın ve ciddi bir kaybın önlenmesi için gerekli olması hâlinde şirketin genel kuruldan önceden yetki almaksızın kendi paylarını iktisap etmesine izin verir. Bu istisna olağan bir geri alım alternatifi değil, somut ve yakın bir şirket menfaatinin korunmasına yönelik özel bir mekanizmadır.
Bu şekilde pay iktisap edildiğinde yönetim kurulu ilk genel kurula iktisabın sebep ve amacını, iktisap edilen payların sayısını, toplam itibari değerini ve sermayeye oranını, ayrıca iktisap bedeli ile ödeme şartlarını yazılı olarak sunmalıdır.
TTK'daki Diğer İstisnalar
TTK m.382 bazı durumlarda şirketin m.379'daki sınırlamalara bağlı olmaksızın kendi paylarını iktisap edebilmesine izin verir. Bunlar, kural olarak gönüllü bir geri alım programından farklı hukuki ihtiyaçlardan kaynaklanır.
• sermaye azaltımına ilişkin hükümlerin uygulanması;
• birleşme veya bölünme gibi külli halefiyet hâlleri;
• kanundan doğan bir satın alma yükümlülüğü;
• bedelleri tamamen ödenmiş payların, bir şirket alacağının tahsili amacıyla cebri icradan iktisabı; ve
• şirketin menkul kıymetler şirketi olması.
Buna ek olarak, TTK m.383 uyarınca şirket bedelleri tamamen ödenmiş olmak şartıyla kendi paylarını bedelsiz olarak iktisap edebilir.
Geri Alınan Payların Elden Çıkarılması
TTK m.379'daki genel rejime uygun olarak ve %10 sınırı içinde iktisap edilen payların belirli bir süre içinde zorunlu olarak elden çıkarılmasına ilişkin genel bir süre bulunmaz. Şirket, iktisap amacı devam ettiği sürece bu payları elinde tutabilir.
Buna karşılık TTK m.382'nin belirli bentleri ile bedelsiz iktisap kapsamında edinilen paylarda, şirket ve yavru şirketin sahip olduğu toplam paylar sermayenin %10'unu aşıyorsa aşan kısmın, şirkete zarar vermeden devri mümkün olur olmaz ve her hâlükârda iktisaptan itibaren üç yıl içinde elden çıkarılması gerekir.
TTK m.379-381 hükümlerine aykırı şekilde iktisap edilen paylar ise en geç altı ay içinde elden çıkarılmalıdır. Kanunun öngördüğü sürelerde elden çıkarılamayan payların sermaye azaltımı yoluyla yok edilmesi gerekir.
Geri Alınan Paylara Bağlı Haklar
Şirketin iktisap ettiği kendi payları genel kurul toplantı nisabının hesabında dikkate alınmaz. Kanundaki özel istisnalar saklı kalmak üzere, bu paylar şirket bakımından pay sahipliği hakları doğurmaz. Dolayısıyla şirket kendi paylarından hareketle oy hakkı veya kâr payı hakkı kullanamaz.
Yavru şirketin iktisap ettiği ana şirket paylarına bağlı oy hakları ve bunlara bağlı haklar da donar. Bu düzenlemeler, yönetimin şirket kaynaklarını kullanarak genel kurulda kendi lehine oy gücü yaratmasını önlemeye yöneliktir.
TTK m.520 Uyarınca Yedek Akçe
Şirket, iktisap ettiği kendi payları için iktisap bedellerini karşılayan tutarda yedek akçe ayırmak zorundadır. Bu yedek akçe, geri alınan paylar şirketin mülkiyetinde kaldığı sürece serbestçe dağıtılamaz.
Paylar daha sonra devredildiğinde veya yok edildiğinde, ilgili yedek akçe iktisap değerini karşılayan tutarda çözülebilir. Bu yükümlülük geri alımın yalnızca likidite değil, dağıtılabilir özkaynaklar açısından da planlanmasını gerektirir.
Muhasebe ve Finansal Raporlama
Eski uygulamalarda geri alınan payların bir menkul kıymet hesabında finansal varlık gibi izlenmesine rastlanabilmekle birlikte, finansal raporlama açısından kendi payları şirketin finansal varlığı değildir. TFRS ve BOBİ FRS yaklaşımında geri alınan paylar özkaynaklardan indirim olarak gösterilir.
Şirketin kendi paylarını satın alması, satması, ihraç etmesi veya iptal etmesi nedeniyle finansal tablolarda kâr veya zarara kazanç ya da kayıp yansıtılmaz; ilgili farklar özkaynak içinde muhasebeleştirilir. Bununla birlikte vergi mevzuatı bazı satış ve itfa işlemlerine farklı sonuç bağlayabildiğinden, finansal raporlama ile vergi kayıtları arasında geçici veya sürekli farklar oluşabilir.
Bu nedenle rehberde tek bir yevmiye kaydı verilmesi yerine, şirketin tabi olduğu finansal raporlama çerçevesi ve yasal kayıt düzeni birlikte değerlendirilmelidir.
Vergi: Payların Şirket Tarafından İktisap Edildiği Tarih
Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, şirketin kendi paylarını satın aldığı tarih itibarıyla sırf iktisap işlemi nedeniyle şirket bünyesinde stopaj doğmaz. İktisap işlemi kayıtlara alınır; özel stopaj ancak Kanunda belirtilen sonraki olaylardan birinin gerçekleşmesi hâlinde gündeme gelir.
Şirket Bünyesinde Dağıtılmış Kâr Payı Sayılan Hâller
17 Kasım 2020'den itibaren iktisap edilen kendi payları bakımından, aşağıdaki üç durumda belirli fark tutarları şirket nezdinde dağıtılmış kâr payı sayılır:
Sermaye azaltımı yoluyla itfa. Şirketin iktisap ettiği kendi payları sermaye azaltımı yoluyla itfa edilirse, iktisap bedeli ile itibari değer arasındaki fark dağıtılmış kâr payı sayılır. Vergiyi doğuran olay, sermaye azaltımı kararının ticaret siciline tescil edildiği tarihte gerçekleşir.
İktisap bedelinin altında satış. Geri alınan payların iktisap bedelinin altında elden çıkarılması hâlinde, iktisap bedeli ile satış bedeli arasındaki fark dağıtılmış kâr payı sayılır. Stopaj yükümlülüğü elden çıkarma tarihinde doğar.
İki tam yıl içinde elden çıkarılmama veya itfa edilmeme. Payların iktisap tarihinden itibaren iki tam yıl içinde elden çıkarılmaması veya sermaye azaltımı yoluyla itfa edilmemesi hâlinde, iktisap bedeli ile itibari değer arasındaki fark dağıtılmış kâr payı sayılır. Vergiyi doğuran olay iki tam yıllık sürenin son gününde gerçekleşir.
Bu üç durumda hesaplanan stopaj, şirket veya payı satan kişi nezdinde başka bir vergiden mahsup edilemez, gider yazılamaz ve iade konusu yapılamaz. Düzenleme, şirketin kendi paylarını iktisap etmesi yoluyla vergisiz kâr dağıtımı yapılmasını önlemeye yönelik ayrı bir vergi güvenlik mekanizmasıdır.
2026 İtibarıyla Stopaj Oranı
7 Temmuz 2023 tarihinden itibaren iktisap edilen paylar için, payları Borsa İstanbul'da işlem gören tam mükellef sermaye şirketlerinin kendi paylarına ilişkin dağıtılmış kâr payı sayılan tutarlarda stopaj oranı %0'dır. Payları Borsa İstanbul'da işlem görmeyen şirketlerde ise aynı tarihten itibaren iktisap edilen paylar bakımından Kanundaki genel oran olan %15 uygulanır.
İktisap tarihi önemlidir. Özellikle 14 Şubat 2023 ile 6 Temmuz 2023 arasında iktisap edilen paylarda, o dönemde yürürlükte olan %0 oranı sonraki vergiyi doğuran olay bakımından da dikkate alınabilir. Bu nedenle eski tarihli geri alınmış payların vergi sonucu yalnızca 2026'daki güncel orana bakılarak belirlenmemelidir.
İktisap Bedelinin Üzerinde Elden Çıkarma
Şirket geri aldığı kendi paylarını iktisap bedelinin üzerinde bir bedelle elden çıkarırsa GVK m.94/4 kapsamında stopaj yapılmaz. Vergi uygulamasında iktisap bedelini aşan satış kazancı şirketin kurum kazancına dâhil edilir ve genel hükümlere göre vergilendirilir.
Bu kazanç, başka bir şirkete ait iştirak hissesinin satışından doğmadığı için iştirak hissesi satış kazancı istisnası kapsamında değerlendirilmez. Finansal raporlamada ise kendi paylarının satışından doğan farkın kâr veya zarara değil özkaynağa yansıtılması nedeniyle vergi ve finansal raporlama sonuçları birbirinden ayrışabilir.
Payını Şirkete Satan Ortağın Vergilendirilmesi
Şirketin GVK m.94/4 kapsamındaki özel stopaj yükümlülüğü ile payını şirkete satan ortağın vergilendirilmesi ayrı konulardır. Payı satan gerçek veya tüzel kişi, kendi hukuki statüsüne göre genel hükümler çerçevesinde vergilendirilir.
Gerçek Kişi Ortak
Borsa İstanbul'da işlem görmeyen bir anonim şirketin paylarını elinde bulunduran gerçek kişi açısından, payların pay senedine bağlanıp bağlanmadığı ve elde tutma süresi önemlidir. Tam mükellef bir kuruma ait pay senetlerinin iki yıldan fazla süreyle elde tutulduktan sonra elden çıkarılmasından doğan kazanç, GVK mükerrer m.80 kapsamında gelir vergisine tabi değildir.
Pay senedine bağlanmamış ortaklık haklarının satışı veya iki yıllık süresi dolmamış pay senedi satışları ise farklı esaslara tabi olabilir. Borsada işlem gören paylarda ayrıca GVK geçici m.67 rejimi dikkate alınmalıdır.
Kurum Ortak
Payı satan taraf bir kurum ise satış kazancı kural olarak kurum kazancına dâhildir. En az iki tam yıl aktifte tutulan iştirak hisselerinin satışında KVK m.5/1-e'deki diğer şartların da sağlanması hâlinde, 27 Kasım 2024'ten itibaren yapılan satışlarda kazancın %50'si kurumlar vergisinden istisna olabilir.
İstisna uygulaması için satış kazancının istisna edilen kısmının özel bir fon hesabında tutulması, satış bedelinin Kanunda öngörülen sürede tahsil edilmesi ve diğer şartların yerine getirilmesi gerekir. İştirak hissesi ticaretiyle uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde tuttukları paylarda istisna ayrıca sınırlandırılmıştır.
İki Ayrı Verginin Aynı İşlemde Görünmesi
Payını şirkete satan ortağın satış kazancı üzerinden vergilenmesi ile şirketin daha sonra GVK m.94/4 uyarınca dağıtılmış kâr payı sayılan tutar üzerinden stopaj yapması ekonomik olarak aynı geri alım süreciyle bağlantılı olabilir; ancak hukuken aynı verginin iki kez alınması değildir. Vergilerin mükellefi, matrahı ve vergiyi doğuran olayları farklıdır.
Bu ayrım özellikle gerçek kişi veya kurum ortağın satış kazancının vergiden istisna olduğu durumlarda daha açık görülür: satıcı nezdinde vergi doğmaması, şirketin daha sonra m.94/4 kapsamındaki şartların gerçekleşmesi hâlinde kendi stopaj yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Değerleme ve Transfer Fiyatlandırması
Şirketin kendi paylarını özellikle hakim ortak, yönetici ortak veya başka bir ilişkili kişiden satın aldığı işlemlerde iktisap bedelinin emsallere uygunluğu ayrıca önem taşır. Payın gerçek değerinin üzerinde bir bedel ödenmesi, şirket kaynaklarının ilişkili kişiye aktarılması sonucunu doğurabilir ve transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı hükümleri bakımından risk yaratabilir.
Bu nedenle halka açık olmayan şirketlerde geri alım bedelinin nasıl belirlendiği, kullanılan değerleme yöntemi, şirketin net aktif değeri, kârlılığı ve varsa üçüncü kişi işlemleriyle karşılaştırılabilirliği işlem dosyasında açıkça belgelenmelidir.
Halka Açık Şirketlerde SPK Düzenlemeleri
Payları borsada işlem gören şirketler bakımından TTK hükümlerine ek olarak Sermaye Piyasası Kurulunun II-22.1 sayılı Geri Alınan Paylar Tebliği ve ilgili ilke kararları uygulanır. Bu şirketlerde geri alım programı, işlem sınırları, kamuyu aydınlatma, fon kaynakları ve geri alınan payların elden çıkarılması bakımından sermaye piyasası mevzuatı ayrıca dikkate alınmalıdır.
SPK'nın 19 Mart 2025 tarihli i-SPK.22.9 sayılı İlke Kararı, ikinci bir duyuruya kadar uygulanmak üzere, payları borsada işlem gören ortaklıklar ve bağlı ortaklıklarına ilk genel kurulda pay sahiplerinin bilgisine sunmak kaydıyla genel kurul kararı olmaksızın yönetim kurulu kararıyla geri alım programı başlatma imkânı tanımıştır.
Yönetim kurulu kararında geri alımın amacı, programın öngörülen azami süresi, geri alınacak azami pay adedi ve kullanılacak azami fon tutarı yer almalı; karar özel durum açıklamaları çerçevesinde kamuya duyurulmalıdır. 2026 yılı içinde yapılan güncel KAP açıklamaları, bu İlke Kararının uygulamada kullanılmaya devam ettiğini göstermektedir.
Sermaye artırımı, pay ihracı veya diğer sermaye piyasası işlemleriyle eş zamanlı yürütülen geri alım programlarında II-22.1 sayılı Tebliğdeki işlem yasakları ve özel sınırlamalar ayrıca kontrol edilmelidir.
Pratik Değerlendirme
• Geri alım öncesinde toplam geri alınmış payların itibari değer üzerinden %10 sınırını aşıp aşmadığını kontrol edin.
• Genel kurul yetkilendirmesinin süresini, fiyat alt/üst sınırlarını ve geri alınabilecek azami pay miktarını işlemden önce teyit edin.
• İktisap bedelinden sonra kalan net aktifin TTK m.379/3 testini karşıladığını belgeleyin.
• Geri alınacak payların bedellerinin tamamen ödenmiş olduğunu kontrol edin.
• İşlem bir ortağın çıkışını finanse ediyorsa TTK m.380 finansal yardım yasağını ayrıca değerlendirin.
• TTK m.520 uyarınca ayrılacak yedek akçenin dağıtılabilir özkaynaklar üzerindeki etkisini geri alım kararı öncesinde hesaplayın.
• Payların daha sonra elden çıkarılması, iki yıl elde tutulması veya sermaye azaltımı yoluyla itfası ihtimallerini GVK m.94/4 bakımından modelleyin.
• Stopaj oranını belirlerken yalnızca vergiyi doğuran olay tarihine değil, şirketin kendi payını iktisap ettiği tarihe de bakın.
• Payını satan ortağın gerçek kişi veya kurum olmasına ve pay senedinin niteliğine göre satıcı tarafındaki vergi sonucunu ayrıca analiz edin.
• İlişkili kişiden geri alımlarda bağımsız ve savunulabilir bir değerleme dosyası oluşturun.
• Halka açık şirketlerde II-22.1 sayılı Tebliğ ile güncel SPK ilke kararlarını işlem tarihi itibarıyla ayrıca kontrol edin.
Sonuç
Anonim şirketin kendi paylarını iktisabı, şirketler hukuku bakımından serbest fakat sıkı şartlara bağlı bir işlemdir. Genel rejimde %10 sınırı, genel kurul yetkisi, net aktif testi ve tamamen ödenmiş pay şartı birlikte sağlanmalıdır. İşlem sonrasında TTK m.520 uyarınca yedek akçe ayrılması ve geri alınan paylara bağlı hakların donması da yapının önemli parçalarıdır.
Vergi bakımından ise payın satın alındığı anda şirket nezdinde özel stopaj doğmamakla birlikte, payların sermaye azaltımı yoluyla itfası, zararına satılması veya iki tam yıl içinde elden çıkarılmaması hâllerinde GVK m.94/4 devreye girebilir. 2026 itibarıyla Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerde ilgili stopaj oranı %0, 7 Temmuz 2023'ten itibaren kendi paylarını iktisap eden diğer şirketlerde ise genel olarak %15'tir.
Bu nedenle pay geri alımı, yalnızca satın alma anı esas alınarak değil, geri alınan payların ileride ne şekilde tutulacağı, satılacağı veya itfa edileceği de dikkate alınarak hukuki, vergisel ve muhasebesel açıdan birlikte planlanmalıdır.